Enflasyon yukarı risklerini artırıyor

Türkiye’de tüketici fiyatları Haziran ayında %1,13 artış gösterirken, yıllık enflasyon ise %12,6 oranında gerçekleşti.

Türkiye’de tüketici fiyatları Haziran ayında %1,13 artış gösterirken, yıllık enflasyon ise %12,6 oranında gerçekleşti. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin ve bizim beklentimiz aylık bazda %0,6 ve yıllık %12 oranında bir enflasyon gerçekleşmesi yönündeydi. Bu bakımdan gelen verilerin, genel anlamda yüksek olan beklentilerin daha da üzerinde olduğunu görüyoruz.

 

Enflasyonun alt kalemlerine bakacak olursak; aylık bazda fiyatlardaki yukarı doğru eğilime en çok etki edenlerin ulaştırma ve haberleşme grupları olduğunu görmekteyiz. Ulaştırmada %4,49’luk artışa ek olarak haberleşme, eğlence ve kültür, lokanta ve oteller gibi kalemlerdeki %2 üzeri artışlar Haziran ayı ile beraber artan talep ve pandemi kuralları nedeniyle kısılan hizmet arzı kaynaklı yeni fiyatlamaların etkisi olarak görünüyor. Enerjide %2,62’lik aylık artış görülürken temel mallarda %2,17, dayanıklı mallarda %2,88’lik artış görülmektedir. Gıda enflasyonunda aylık %1,6’lık düşüş ise işlenmemiş gıda ile taze meyve ve sebzeden kaynaklanıyor.

 

Kaynak: Bloomberg, TÜİK

 

Alt kırılımlarda beklenti dışında bir durum görülmezken, mevcut enflasyon şartları ve görünümü çerçevesinde tek haneli enflasyon görüntüsünden uzaklaşılıyor olması dikkat çekmektedir. Manşet ve çekirdek enflasyon eğilimlerinin enflasyon beklentileri tarafında da yansımaları olacaktır. Bu kapsamda enflasyon risklerini görerek son toplantıda “bekle ve gör” yapan Merkez Bankası’nın bu ayın sonunda açıklanacak olan Enflasyon Raporu tarafında resmi beklentileri yukarı revize etmesini bekleriz. Nisan sonundaki enflasyon raporunda yılsonu tahmini %7,4 olmuştu. Enflasyon sadece arz ve maliyet kanalından etkilenmiyor, aynı zamanda yükselen talep etkisi de enflasyon yaratacak boyuta gelmiştir. Salgın kaynaklı arz sıkıntılarına ek olarak talep kanalında bankaların düşük faizli kredilerle yüksek kredi büyümesini sağlaması etkili olmaktadır ve fiyat katılığına yol açmaktadır. Yılsonu çift haneli enflasyon beklentimiz devam etmektedir.

 

Merkez Bankası, enflasyonla senkron bir şekilde politikasını uygulamak durumunda ve Temmuz 2019’dan beri elindeki hareket alanının tamamına yakınını kullanacaktır. Dolayısıyla faiz indirimi bundan sonra yaparsa çok ılımlı bir oranda yapabilir. TCMB tarafından Haziran toplantısında alınan kararların önemli bir politika değişikliği olduğunu düşünmüyoruz. Ancak enflasyon riskleri yükselmeye devam edecekse, merkez bankasının faiz oranlarını düşürecek fazla yeri olmadığını ve faiz indirimlerinin sona yaklaştığını belirtebiliriz.

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Okunma