Ödemeler dengesinde en kötüyü geride bırakıyoruz

Mart ayı sonuçlarında bir sürpriz yok. Ekonominin canlanmasıyla artan cari açık, Hazine ve portföy çıkışıyla derinleşen sermaye çıkışı ile birleşince rezervler 6,2 milyar dolar azaldı. Kaynağı ölçülemeyen 1,6 milyar dolar giriş olmasa rezerv kaybı 7,7 milyar doları aşacaktı.

Mart ayı sonuçlarında bir sürpriz yok. Ekonominin canlanmasıyla artan cari açık, Hazine ve portföy çıkışıyla derinleşen sermaye çıkışı ile birleşince rezervler 6,2 milyar dolar azaldı. Kaynağı ölçülemeyen 1,6 milyar dolar giriş olmasa rezerv kaybı 7,7 milyar doları aşacaktı.

Cari açık Mart ayında 3,3 milyar dolar ile piyasanın tahmininin (3,6 milyar dolar) altında geldi. Beklentinin altında gelse de cari dengedeki düzeltmenin olması gerekenden daha yavaş olduğunu belirtelim. Cari dengedeki eğilimleri daha net gösteren çekirdek denge (altın ve enerji hariç cari denge) yılın ilk üç ayında 1,4 milyar dolar ile geçen seneye göre %65 daha zayıf.

Ekim ayından beri bozulmaya devam eden cari dengede güçlü iç talep, imalat sektörünün rekor hammadde ithalatı ve emtia fiyatlarındaki artış etkili oldu. Yüksek baz etkisi ve yaşanan kur şokunun etkisiyle Nisan-Mayıs aylarında senelik rakamlardaki toparlanma daha belirgin hale gelecek.

Finansman tarafında 4,4 milyar dolar ile ilk iki aydaki girişi fazlasıyla aşan sert bir sermaye çıkışı görülüyor. Kamunun yüklü borç itfası ile kur şoku ile birlikte yaşanan portföy çıkışı birleşince ortaya böyle bir tablo çıkıyor.

Alt detaylara aktör bazında bakıldığında genel hükümetten 4,7 milyar dolar (3,6 milyar Eurotahvil, 0,9 milyar diğer borçlanma araçlarının itfası), bankalardan 1,8 milyar dolar (1,8 milyar dolar efektif mevduat çıkışı) net çıkış görülüyor. Banka dışı şirketlerden 1,7 milyar dolar giriş (ticari krediler 2,2 milyar dolar) durumu hafifletiyor.

Kanal bazında bakıldığında portföyden 5,7 milyar dolar (genel hükümet tahvil itfaları dahil), efektif ve mevduattan 1,7 milyar dolar çıkış, kredilerden 0,4 milyar dolar, ticari kredilerden 2,2 milyar dolar giriş görülüyor.

Efektif ve mevduatın detaylarına baktığımızda Türk bankaların muhabir hesaplara aktardığı 3,6 milyar dolara karşı, yabancı bankaların getirdiği 1,1 milyar dolar, yabancı kişilerin getirdiği 0,8 milyar dolar giriş görülüyor.

Kredilere baktığımızda Mart ayında bankaların 0,4 milyar dolar (1,8 milyar UV dış borç ödeme, 2,6 milyar UV dış borçlanma, 0,4 milyar dolar net KV borç ödeme), şirketler kesiminin 0,2 milyar dolar net borçlandığını (3,0 milyar UV dış borç ödeme, 3,2 milyar UV dış borçlanma, -0,0 milyar net KV dış borçlanma) görüyoruz.

Tahvil ve kredi tarafına beraber baktığımızda Mart ayında uzun vadeli dış borç çevirme oranları bankalar için %127 (2021 yılı ilk 3 ay: %107), şirketler için %108 (2021 yılı ilk üç ay %113) olarak gerçekleşiyor. 2020 yılına göre bankalar ve şirketler daha yüksek borçlanma oranları ile ilk çeyreği bitiriyor.

Toparlayacak olursak, yüksek bir cari açık (-3,3 milyar dolar), yüksek bir finansman çıkışı (-4,4 milyar dolar), ne olduğunu bilmediğimiz ama istikrarlı hale gelen pozitif bir net hata noksan kalemiyle (+1,6 milyar dolar) ile birleşince ortaya 6,2 milyarlık bir rezerv kaybı çıkıyor. Güçlü başladığımız yılın ilk üç ayını 1,7 milyar dolar rezerv kaybı ile bitiriyoruz.

Nisan ayında 2,3 milyar dolar civarına gerilemesini beklediğimiz cari açık, azalan portföy çıkışı ve yüzde yüzün üstünde bankaların borç çevirme oranı sayesinde rezervlerde sınırlı bir artış görülecek. Ödemeler dengesinde en kötüyü geride bırakıyoruz. Ancak halen kırılgan bölgedeyiz.
 

Kaynak İş Yatırım / Serhat Gürleyen, Araştırma Direktörü - Dağlar Özkan, Ekonomist

Hibya Haber Ajansı

Okunma